Makaleler

MOTİVASYON

Başarılı öğrenme %50 moral durumuna %50 teknik yeterliliğe bağlıdır.

Teknik nasıl öğrenileceğini bilmek, öğrenmeyi öğrenmiş olmak demektir. Motivasyon ise,
o konuyu bilme isteği duymak ve okuma anında içinde bulunulan duygusal durumun, öğrenmeye uygun olmasıdır

Her birey birbirinden farklı öğrenme özellikleri gösterir. Bu nedenle her öğrenci kendi kapasitesine uygun çalışma yöntemleri belirleyip, programlı öğrenmeyi amaç edinmelidir.

MOTİVASYON SORUNLARI 

Motivasyonu sağlayabilmek için öncelikle motivasyonun önündeki engellerin kaldırılması gerekir.

        Bu engeller;

       Çalışmaya Başlayamamak

       Çalışmayı Sevmemek

       Başka Şeyler Yapmayı İstemek

ÇALIŞMAYA BAŞLAYAMAMAK

 Çalışmaya başlayamamanın nedeni çalışılması gereken dersi veya konuyu sevmemektir.

  Bu sorunu ortadan kaldırmak için;

- Neden çalışmanız gerektiğini düşünün,

- Hedef tespiti yapın,

- Çalışacağınız konuyla ilgili, ilginizi çekecek sorular çıkarın ve bunlara cevap arayın,

- Dersin veya konunun sevebileceğiniz bölümlerini düşünün.

 ÇALIŞMAYI SEVMEMEK

  Çalışmayı sevmemenin en büyük nedeni çalışılacak dersi veya konuyu anlamamaktır.

  Bu sorunu ortadan kaldırmak için;

- Çalışılacak olan ders veya konuyu anlayabileceğiniz kaynaklardan çalışın,

- Hedefinizi parçalara bölün,

- Hedefinize ulaştığınızı hayal edin,

- Grup çalışması yapmayı deneyin    

ZARARLI DÜŞÜNCELER

1- “SBS’yi kazanmak hayatta başarılı ve mutlu olabilmek için tek yoldur.”
2- “Sınavı kazanmak zorundayım. Sınavı mutlaka kazanmalıyım.”
3- “Kazanmazsam mahvolurum, hapı yutarım, komşuların yüzüne nasıl bakarım, ailemin yüzüne nasıl bakarım, çok korkunç olur.”
4- “Sınav sonucu benim iyi ya da kötü olduğumu gösterir.”
5- “Sınavı kazanamamak her şeyin sonu olur.”

Sınavdan önce zihninizde, geçmişteki başarısızlıklarınızı değil, başarılarınızı vurgulayın.

Kendinize kendi değerleriniz altında bir değer biçmeyin. Sınav: öğrencinin ilgi, yetenek ve çalışma alışkanlıklarıyla kazanmış olduğu bilgilerin değerlendirilmesidir. Bu sebeple "sınav başarısı ile kişilik değerinizi bir tutmayın". Bunlara bir de ‘önyargılar’ eklendiğinde çözüm üretmek yerine olumsuz tahmin yürütmeler, sınavın iyi geçmeyeceğine yönelik atıfta bulunmalar başlar.

   * Türkçe dersine ne gerek var ?

   * Matematik zordur ?

   * Sosyal sıkıcıdır ?

   * Çalıştığımda da yapamayacağım vb.  

Oysa, karşılaşacağınız bütün sorular ve içerik seviyenize göredir.Müfredat özelliklerinize niteliklerinize uygun olarak hazırlanmaktadır. ÖYLEYSE BÜTÜN ÖNYARGILARDAN KURTULUN ! Bütün dersleri başarabilecek potansiyele sahipsiniz.

l  Olumlu düşünmelisiniz. Bardağın dolu tarafını da görün. Böylelikle boş olan,eksik olan tarafı doldurabilirsiniz.

l  Örneğin matematikten sınavınız var.Bu sınavın sonucuna ilişkin olumsuz düşünceleri kafanızdan atıp ders çalışarak başarılı olabilirsiniz.

l  Stresin tamamıyla kötü olmadığını dikkate alarak işe başlayın. Orta derecede stres, en iyisini yapabilmeniz için sizi harekete geçirir.

l  Aşırı stres ise, direncinizi azaltabilir ve savunma sisteminizi tehdit edebilir. Yapılması gereken, stresi kontrol altına almak ve onu azaltarak yararınıza işlemesini sağlamaktır

l  Sınavda sorulacak soruların zorluğunu düşünmek, sonuca ilişkin tahminlerde bulunmak zamanın, çalışarak değil kaygılanarak geçirilmesine neden olur. Sınava ilişkin tahminleriniz ve düşünceleriniz sınavın sonucunu olumsuz yönde etkiler.

l  Sınavlarda uygulanan testler kişilik testleri olmayıp bilgi ve başarı testleridir. Her hangi bir okulu kazanmak ve üniversiteye girmek bir istek ve tercihtir. "sınavı kazanmalıyım" "kesinlikle şu okula girmeliyim" yerine "sınavı kazanmak istiyorum" "mutlu başarılı olacağıma inanıyorum" diye düşünmek daha gerçekçidir.

l  Sınav başlamadan kısa bir süre önce heyecanlanmaya başladığınızı fark ettiğinizde, bunu diğer tüm öğrenciler gibi sizin de yaşadığınızı, bunun doğal olduğunu ve hatta sınavda başarılı olabilmek için bu heyecanın gerekli olduğunu kendinize söyleyin.